Reklam
Bünyamin R. ALTUNELLİ

Bünyamin R. ALTUNELLİ

''SİYASET FELSEFESİ''

08 Ocak 2019 - 15:27

 

En kadim topluluklardan günümüze kadar devam eden süreçte ‘’VAR’’liğinı devam ettirebilme imkanına sahip olmuş az sayıda faaliyet alanından birisi olarak telakki edilen ‘’Siyaset’’ ile... Bir çok tanımı olmakla birlikte, doğru düşünme ve hayatın anlam bütünlüğünü doğru analiz etmek diye özetleyebileceğimiz ‘’Felsefe’’ kavramlarının bir aradalığında ortaya koyduğumuz                     ‘’SİYASET FELSEFESİ ’’ metodolojisiyle, genel Siyaset  sürecine ve günümüzde yaşanan felsefi atmosfere  çok özet olarak baktığımızda şunları görüyoruz...

Ülke genelinde yaklaşan 2019 Yerel Seçimlerinin havasına henüz girilebilmiş değil, bunun bir çok sebebi olabilir ama bana göre en önemli sebebi,1946 da geçtiğimiz ‘’Çok Partili Hayat’ yani bu topraklardaki demokrasinin doğuşu kabul edilen tarihten bu tarafa devam eden                  ‘’ Parlementer Sistem’’den ‘’Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’’ ne geçilmesinden sonraki ilk Mahalli İdareler Seçimi olacak olmasıdır... Yani bizlerin henüz böyle bir Mahalli İdareler tecrübemiz geçmişte hiç yok... İttifaklar nasıl teşekkül etmelidir? İttifak nasıl yapılır ? / Nasıl yapılmalıdır ? bir siyasi partinin potansiyel başkan adayları bu sürece  nasıl hazırlanmalıdır ? kendi siyasi partinizde neler yaparak bu sürece hazırlanmalısınız ? İttifakta sizin hedeflediğiniz bölge hangi partinin uhdesinde kalacaktır ? Diyelim ki herşey yolunda gitti ve siz hem kendi partiniz içerisindeki rakiplerinize oranla ön plandasınız ve ittifak dağılımında hedeflediğiniz seçim çevresi sizin partinizde kaldı sizi kim nasıl ilan edecek ? bu süreçledeki kırgınlıklar kızgınlıklar hayaller hedefler kısacası ‘’Siyasal Psikoloji’’ tüm bu bahsi geçen süreçleri nasıl etkileyecek ? cevaplanması gereken bir çok sorunun olduğu bir yerdeyiz... Eğer bir yerde cevaplanası bir çok soru varsa oraya Felsefeyle bakmak en iyi çözümlerden birisidir... Felsefe Sosyoloji ve Psikoloji bir çok cevaplanması zor durumu çözebilen üçlü ve güçlü bir ANAHTAR TAKIMIDIR... tek başlarına da etkili... bir arada ise oldukça işe yarayan... Yukarıdaki soruları ve  tespitleri, aşağıdaki günümüz felsefi analizlerİ çerçevesinde  önümüzdeki yazılarımızda cevaplayacağız...   Çağımıza egemen olan iki İZM var... hepimiz direkt veya dolaylı olarak bu iki  İZM in içerisindeyiz...    

                                                                                                          

 

Nedir onlar ? Ekspresyonizm( Dışavurumculuk) ( Empresyonizm...( İzlenimcilik)                  dikkat edin herkes İzlenimlerine göre karar almaya başladı... herkesin yeni bir durum veya bilgiye inanabilmesi için onu GÖRMESİ ve bir İZLENİME sahip olması gerekiyor artık... İnsanlar birbirlerinin ofislerini gördüklerinde o kişinin yaptığı işlere inanmaya ... Sosyal medyada yayınladıklarına göre birbirlerine itibar ve hüsnü kabul göstermeye başladılar... Gündelik hayatın güvensizlikleri ile beslenen bu süreç, biz Sosyal Bilimcilerin acil müdahalesi gerekliliğine doğru hızla evriliyor... Bana  göre bu insanlık tarihinin en tehlikeli evrelerinden birisinin ( İnanmak için somut kanıtlar görme gerekliliği) ayak seslerini veriyor...Eskiden inanmak için duymak yeterdi... O sokaklardaki gazete satan çocukları hatırlayın... Yazıyor!!.. Yazıyor !!.. nidalarıyla seslenen ve arada sırada gazeteden bir kaç haberi seçerek bunu sesli olarak etrafa duyuran... tesadüfen işine giderken  o yoldan geçerken çocuğun bu seslenmedeki ifade ettiği seçtiği haber başlığı cümlelerinden duyduklarını hiç sorgulamadan inanır dı o insanlar ve gittiği iş yerinde bu cümleleri anlatırlardı etraflarına  ve ona göre de hareket ederlerdi diğerleri de... sorgulama ihtiyacı hissetmezlerdi... hissetmezdik... Maalesef bugün bu noktada değiliz... bazı değerleri örneğin ‘’beyan esastır’’ cümlesinin anlamını kaybetmiş gözüküyoruz...

 

Bir diğer İzm ise Ekspresyonizm yani Dışavurumculuk... Evet hem izlenimlerimiz olmadan neredeyse karar alamıyor her hangi bir duruma yönelemiyoruz hem de özellikle sahibi olduklarımızı birilerine göstermeden edemiyoruz... Bak kiminle beraberim... Bak neler yiyorum... bak o önemli kişi ile ne kadar samimi olabiliyorum vesaire... Artık patoloji sınırında gezinen sürekli kendi resmini çekip paylaşma durumunu hiç saymak bile istemiyorum... Bu iki izm in taşıyıcı kolonları var... O yüzden bu kadar hızlı ve etkili şekilde yayılabiliyorlar... Kadim meslektaşlarım Felsefeciler zamanında Sosyal Medya yoktu...  Bir bilgiyi,bir düşünceyi, ya da felsefi bir tespiti milyonlarca insana mail atacak dijital imkanlar yoktu, bugün bu imkanlar var ama bu defa da  yeteri kadar düşünen ve insanlığın hizmetine sunulacak Sosyal Bilimler Keşfi yapan Felsefeciler çok fazla değil... İşte sevgili dostlar nev i şahsına münhasır bir Felsefi alan meydana getirme, kendi felsefi dizgesini oluşturma gayretleri temelinde ‘’Siyaset Felsefesi Kuramı’’ çalışmalarımız bu ihtiyaç zemininde yeşerdi ve 2007 yılından beri devam ediyor...   Yakında sadece  İzmir siyasetine... ‘’Siyaset Felsefesi Kuramı’’ açısından bakan ilk bölümümüzde görüşmek dileği ve

Saygı ile...

Bünyamin R. ALTUNELLİ

     

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar