İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ'NDE NELER OLUYOR?
Can Çirişoğlu

Can Çirişoğlu

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ'NDE NELER OLUYOR?

20 Şubat 2019 - 20:43

İzmir’in haklı gururu İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, kullanılan adıyla İYTE, Rektörü Prof.Dr.Yusuf Baran’ın üniversitesinin kamuoyunda daha iyi tanınması yönünde yurtiçi ve yurtdışında yaptıkları çalışmalar ile geçtiğimiz ay devreye giren TAM Tümleşik Araştırmalar Merkezi hakkında bilgi verdiği toplantıya katıldım.

Çeşme-Karaburun-Urla yol çatağında yer alan mavi ile yeşilin birleştiği deniz kıyısı konuma sahip, her öğrencinin rüyası olabilecek yapıdaki üniversite 1992 yılında İzmir Milletvekilleri Işın ÇELEBİ ve Rıfat SERDAROĞLU’nun İzmir’e bir teknik üniversite kazandırma çabaları sonucunda araştırmaya yönelik olarak 35 hektar alanda kuruldu. O günden günümüze saygınlığını sürekli arttıran İYTE İzmir’de ilk teknoparkın da kurulduğu yer. Bilim-teknoloji-tasarım ekseninde yüzde yüz İngilizce öğretim veren üniversitenin dışındaki değişik kurumlarla gelişimci ve yenilikçi anlayışla iş birliği yaparak ülkeye hizmet üretiyor olması son derece değerli.

Bünyesinde yer alan; Tümleşik Araştırmalar Merkezi, Teknopark İzmir, Atmosfer TTO, İnovasyon Merkezi, Kariyer Ofisi, Burs Destek Merkezi’nden oluşan gelişmiş araştırma altyapısı ve bu altyapıyı etkin biçimde kullanan 3851 (14 program) lisans, 1096 (24 program) yüksek lisans ve 496 (19 program) doktora öğrencisinden oluşan insan kaynağı var. Bu güçlü inovatif yapının ürettiği uluslararası boyutta ödüllü akademik başarılar ve farklı sektörlerdeki uygulanabilir bilimsel metotlar köşemin hacmini kat kat aştığı için detay veremediğime üzgünüm.

Rektör hocanın, uluslararası iş birliği amacıyla ziyaret ettikleri Harvard ve benzeri Dünya’nın saygın üniversitelerinde İYTE mezunlarının önemli başarılarından söz ederken duyduğu heyecan takdiri hakkediyor. Vardıkları konumu nitelikli öğrenciler kazanarak daha da geliştirip sürdürebilmek adına çoğunluğunu Fen Liseleri ve bölgenin önde gelen okullarından başarılı öğrencilerin oluşturduğu 100 kişilik grupla üniversitede örenek alınacak bir atölye çalışması gerçekleştirmişler. Çağımızın her alanda tükenmişliği aşma aracı pazarlamanın bir devlet üniversitesince hedefe uygun yürütülmesi gelecek planlarının olduğu, daha da önemlisi orada vizyoner yönetim anlayışının varlığının işaretidir.

Dijitalleşen İnsan Kaynağı programımda geleceğin mesleklerinden söz ederken, her alanda uzmanlaşmanın ön plana çıkacağını, yeni özel ilgi alanları doğacağını tekrarlıyorum. Bu noktada merkezi otorite nezdinde kurulduğundan bugüne ayrıcalıklı bir konuma sahip İYTE, Türkiye’nin Sanayi Devrimi yolunda uzmanlaşmaya verdiği değerle geleceğin mesleklerine uygun yetişecek gençler için cazibe merkezi olmalıdır.

Bir ODTÜ mezunu mühendis olarak samimiyetle söylemeyim ki; sosyal bölümlerden aldığım (dilbilim, ebeveyn eğitimi, çocuk eğitimi, tarih ve benzeri) seçmeli dersler hem yöneticilik kültürümü zenginleştirdi hem de kurumsal sosyal sorumluluk projelerimi geliştirmemde yararlı oldu. Bence, İYTE bu yönde kendini geliştirdiğinde çok yönlü bilim insanları, iş dünyasının gereksinimi olan toplumsal isteklere duyarlı mühendisleri yetiştirecektir. Bu sosyal yönü kuvvetli, iyi yetişmiş, çağdaş gençler Dijital Türkiye’nin oluşumunda en önemli kaynağımızdır. İYTE de bu kaynağın örnek eğiticisi olmayı sürdürecektir. Yolunuz açık olsun!

Son Yazılar