SOSYAL DEMOKRAT CHP İKTİDAR OLABİLİR…
Can Çirişoğlu

Can Çirişoğlu

SOSYAL DEMOKRAT CHP İKTİDAR OLABİLİR…

21 Nisan 2019 - 01:39

Böylesine çizgileri düzgün söylemleri ve eylemleri ile halkın gönlünü kazanan belediye başkanları yakın tarihte belki de ilk kez CHP için iktidar yolunun açabilir!

Seçim sonuçlarına göre; İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Eskişehir başta olmak üzere CHP kazandığı 11 Büyükşehir Belediyesi ve 10 İl Belediye Başkanlığı ile artık muhalefet partisi değil yerelde iktidardır. TÜİK verileri; bu illerin Gayrı Safi Yurtiçi Hasılaya katkısını %63 olarak göstermektedir. Türkiye nüfusunun %49’u da önümüzdeki beş yıl boyunca CHP Belediye Başkanları tarafından yönetilecektir.

Hasan Böğün, ODATV’deki yazısında partiler üstü milli savunma, diplomasi ve güvenlik alanları dışarıda bırakılırsa, bu tablonun devleti yarı yarıya yönetmek anlamına geldiğine vurgu yapmakta ve halkın CHP’ye en son ne zaman böyle bir fırsat sunduğunu sormaktadır.

Seçim propagandaları süresince seçmenlerden parti rozeti ile oy isteyen adaylar belediye başkanı seçildikten sonra rozetlerini çıkararak kentlilerin kendisine oy verip vermediğine bakmaksızın her haneye adil ve eşit biçimde hizmet vermek zorundadırlar.

Çünkü; artık sorumlulukları kent ekonomisini geliştirerek elde edilen gelirin hakça bölüşülmesini sağlamaktır. Yeni kaynaklar yaratmak, bu kaynakların kullanılacağı sürdürülebilir projeler üretmek ve kent ekonomisinin çıktısını büyütmek akılcı yerel yönetimin kentlilere karşı başlıca sorumluluğudur. Belediye başkanı ancak kentlileri yani insan odağa koyup onların refah ve konforunu arttırmak için çalışarak aldığı oyun karşılığını ödeyebilir.

Yıllardır bozuk düzen içerisinde beklentilerinin karşılanacağı vaadiyle seçimlerde koşturulanlar gelecek seçime kadar elleri boş kaldılar. Bu sefer de farklı bir durum olmayacağını söylemek kehanet olmaz, liyakate bakılmaksızın yapılmış işe alımlarla şişkin belediye kadroları isteseniz bile buna olanak tanımıyor. Yerel yönetimler ancak yeni iş alanları yaratarak ya da girişimlere destek vererek öncelikle nitelikli işsizlere istihdam olanağı sağlayabilir.

İlk adımda yapılması gereken daha önce konu edilen 3 çemberin değerlendirilmesidir. En dış çemberi oluşturan işi yapanlara dokunmak CHP yerel iktidarlarının en büyük hatası olacaktır. Başkanların kendilerine uzman danışmanlar alarak öncelikle vizyonlarını ortaya koyacak eylemleri gerçekleştirmelerinde kullanacakları iç çemberi oluşturmaları doğrusudur. Güven ve ekip ruhu olmadan başarılı işler çıkarmanın mümkün olamayacağını hepimiz biliyoruz.

İkincisi; iç ve dış çemberlerin arasındaki ilişkiyi güçlü kılacak, sağlıklı iletişimi sağlayacak ara yönetici kadrolarda yapılması gereken revizyondur. Remilden ziyade kaynağından doğru bilgi toplayarak insan kaynağı gözden geçirilmelidir. Dış çemberin çalışmalar ve yöneticileri hakkındaki geri beslemeleri de karar aşamasını verimli kılar. Yoksa yapılması yönünden talimat verdiğiniz işin yapıldığını sanmakla avunursunuz.

Bunları neden yazdığımı merak ediyor olabilirsiniz! Çünkü önümüzdeki beş yıl için yerelde iktidarı eline geçirmiş olan CHP belediyelerdeki uygulamaları ile merkezi iktidara ne kadar hazır olduğunu gösterme fırsatı yakalamıştır. 2002 seçimlerini hatırlayalım… O gün AKP için geçerli olan bugün CHP için geçerlidir. Halk CHP belediyelerinin bu fırsatı nasıl kullandığını görecek ve genel seçimlerde oyunu bunları değerlendirip kullanacaktır.

Bu nedenle, bu sefer seçilen yerel yöneticilerin parti adına sorumlulukları çok daha önemli olduğundan hata yapma lüksleri yoktur... Sorumluluklarını yerine getirmek için duygusal yakınlık, particilik, hısımlık, hemşerilikten öteye liyakate bağlı olarak ekiplerini oluşturmalıdırlar. Seçilmiş Belediye Başkanları yalnızca kentleri ve kentlileri için değil ülkenin geleceği için çalışmalıdırlar. CHP’yi merkezi iktidara taşımak için başarılı olmak zorundadırlar. Bu sosyal belediyeciliğin kendini ispat etmesi için ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşulların da katkısıyla CHP’ye altın tepside sunulmuş bir fırsattır.

Tek dileğim bu fırsatın yüksek egolar, kraldan fazla kralcılar ve kendi çıkarlarını diğer kentliler ve kentin çıkarlarının üstünde görenlerce heba edilmemesidir. Bir kez daha böyle bir fırsat sosyal demokratların önüne ne zaman çıkar ya da çıkar mı bilinmez…

 

Son Yazılar