SOSYAL MEDYADA KENTLİ SORUMLULUĞU
Can Çirişoğlu

Can Çirişoğlu

SOSYAL MEDYADA KENTLİ SORUMLULUĞU

15 Nisan 2019 - 13:30

Sosyal medyanın gücüne sonuna kadar inanan bir Baby Boomer olarak şu anda Facebook, LinkedIn, Twitter, Instagram kullanıcısıyım. Gençlerle iletişimde olmaya gayret ediyorum çünkü teknolojinin içine doğan Z kuşağından öğreneceğim çok şeyler var. Hele bir de 2013 sonrası doğanların oluşturduğu Alpha kuşağını düşünürsek bu gençlerle iletişim kurmanın yolunun teknolojiden geçeceği açıktır.

7 Mart tarihli programımda Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr.Harun YILDIZ konuğum oldu. Kendisi ile sosyal medya kullanımı ve özellikle de editörlüğünü yaptığı 21 değerli bilim insanın ortak yazdıkları Sosyal Medyanın İş Yaşamındaki Yeri (Beta Yayınları, Nisan 2018) kitabı üzerine konuştuk. Kitabın arka kapağında yer alan açıklama şöyle: “İnternet ve sosyal medya, bireyleri bilgi bombardımanına maruz bırakarak bireylerin güvenilir ve geçerli bilgiyi ayırt etmesini zorlaştırmaktadır. Nitekim bu aşırı bilgi yüklemesi ise obezite metaforundan yola çıkarak bireylerde bir tür ‘enformasyon obezitesi’nin gelişmesine yol açmaktadır. Bu sorundan kurtulmanın yollarından biri, topluma ve akademiye bilimle süzülmüş bilgi üretmektir.”

Sosyal medyada paylaşım yaptığınızda anında bir beğeni mesajı çok kez almışsınızdır. Çünkü saliseler boyutunda ölçebileceğimiz bir süre içerisinde bilgi yaygınlaşmakta ve anında bayatlamaktadır. Sosyal medya kullanıcılarının birçoğu disiplinden uzak kalıp geriden takip ettikleri için bayat paylaşımlar zaman açısından kayba neden olmaktadır. Aktif kullanıcıların birbirleri ile iletişimde bulunmak istemelerinin temelinde de o zamanı yeni bilgiler edinmek için harcama isteği yatmaktadır.

Halen, Facebook üzerinde kendi sayfam hariç dört farklı gurubu yönetiyorum. Zamanımı verimli kullanmak adına bazı grupları yetiştirdiğim arkadaşlara devrediyorum. Nasıl Bir İzmir? Bu grupların içerisinde önem sırasında başta gelir. NBİ, 2012’de kurduğum, yaşadığımız kentin sorunları ve olası nedenleri, çözüm önerileri, geleceğe dair yapılması gerekenleri kentliler olarak yaşadıklarımızdan çıkarımlar yaparak ‘süzülmüş bilgiyi’ tamamen kendi dilimizle paylaştığımız bir serbest kürsüdür.

Grup, kentli sorumluluğu içerisinde aynı kentte yaşayanların bireysel eylemlerinin toplumda karşılık bulmasını güder, kentliler ile yerel yöneticilerde farkındalık yaratarak sorunların ortadan kaldırılmasını amaçlar.

31 Mart’ta “Aşkla İzmir” diyerek seçilen Tunç SOYER sonrasında sloganını “Canla, Başla, Aşkla İzmir”e dönüştürdü. Bizler de, kentimizi geliştirmeye, güzelleştirmeye ve yaşanır kılmaya; emekli kenti tanımında kurtarıp yaşanacak şehir düzeyine getirilebileceğine inanıyor ve #YaşanacakBirİzmirİstiyorum diyoruz. Turizm, trafik, çevre, spor, kent ekonomisi ve toplumsal yaşam konularında sohbetlerimizi her ilçeden kentliler kim zaman İzmir kim zaman da yaşadığımız ilçemizi konu ederek bir arada sürdürüyoruz.

Sizler de doğduğunuz değil doyduğunuz kente borcunuzu ödemek için İzmiriz diyen bizlere katılın!

Son Yazılar