Gelecek İki Dudak Arasında
Levent PEŞKER

Levent PEŞKER

Gelecek İki Dudak Arasında

20 Mayıs 2020 - 15:46 - Güncelleme: 21 Mayıs 2020 - 02:36

    Önceki yazılarımda eğer gönlünü kırdığım biri var ise yahut sürçülisan eyledik ise affola. Geçirdiğimiz zor zamanlar hepimizi daha düşünceli ve daha asabi yapıyor. Tabii ki bunu dayanışma ve kolektif bilinçle aşacağımıza inancım tam.

    Bugünkü yazımı da tüm ülkeyi kasıp kavuran bir konu üzerine yazmak istedim: Üniversite sınavı. Gençlerimizin geleceği için en önemli basamak olan bu sınav üzerinde yapılan ani değişiklikler birçok gencimizin hem planlarıyla oynadı, hem ruh sağlığını kötü yönde etkiledi.

  Gerek bir insan, gerek bir baba olarak;

  Gençlerimizin bu haykırışlarına duyarsız kalamadım.

   30 gün, birçok genç için, çoktan yerleşmiş bir plan, bitmek üzere olan bir konu, çözülmesi gereken bir deneme demek. En önemlisi de uyguladıkları plana göre ilerleyen gençler için bu ani tarih geri çekme, tüm düzenin alt üst olması demek.  Bunun ruh sağlıklarında bıraktıkları etki stres, anksiyete, depresyon gibi günümüzde fazlasıyla yaygın psikolojik rahatsızlıklara yol açabiliyor. Ayrıca stres, sınav anında genci kaygıya sürükleyip tüm çabalarını çöpe attırabiliyor.

  Yapılan bu yanlış sonucunda yaklaşık olarak sınava girecek 3,5 milyon gencin geleceğiyle oynanmış oldu.  Bu gençlerin büyük çoğunluğunu  sınava tekrar hazırlanan kitle oluşturmakta ve çıkan konularla birlikte (Türev-Limit-İntegral gibi, ikinci sınavda  40 sorudan 12’ye yakın soruyu oluşturan konular) bu yeniden hazırlanan evlatlarımızın üzerine doğal olarak düştüğü konuların çıkması onlara bir dezavantaj sağlamış durumda. Onlar açısından haksızlık olarak değerlendirebildiğimiz bu kararın tersi verilseydi de, güncel durum yüzünden eğitime online devam eden son sınıf öğrencilerimiz için bir haksızlık doğurmuş olacaktı. Nereden bakarsanız bakın, fazlasıyla karmaşık ve her şekilde haksızlık doğuran bir durum.  Fakat maalesef yapacak bir şey de yoktu. Sınav çok daha ileri bir tarihe ertelenebilir ve son sınıflarımızın eksikleri kapatılabilirdi, tekrar hazırlanan arkadaşlarımız da son sınıflarımız da haksızlığa uğramamış olurdu.

 

    Puanların düşürülmesi ise bir başka olumsuz sonuç doğuran konu oldu. Barajın düşmesi, daha fazla insanın barajı geçmesine neden olurken sıralamalarda da belli bir düşmeye yol açacaktır.

   Üstüne üstlük ekstra eklenen süre ne kadar hediye gibi gözükse de aslında tam tersidir. Bunların hepsi saf iyi niyetle yapılmış hamlelerdir, güzel niyetlerinin gayet farkındayız hükümetimizin. Fakat düşünülenden farklı sonuçlar doğurabilir bu durum. Çocuklarımız süreyi yettirip öne geçebilme amacı ile, daha hızlı çözmenin üzerine eğilmekte idi. Şimdi eklenen süreyle herkes yetiştirebilir hale geldiğinden mütevellit, derece yapmak daha zor olduğu gibi bu hızla çözme konusu dezavantaja dönüştü. Artık avantaj sağlayacak tek şey bilgi ile ezber oldu ve çocuklarımız, bu zorlukların daha iyi ayırdında olan çocuklarımız, maalesef bu değişiklikle yıkıldılar.

  Nüfusumuzun büyük çoğunluğunu genç nüfus oluşturmakta. Yani hepsi veli nimetimiz. Yarınımız, geleceğimiz olan çocukları bugün mağdur etmek ne kadar doğru?

 Enine boyuna düşünüp öyle karar vermek, gençlerimizin sesini dinlememiz gerekmez mi?

Gençlerimizi bizden beklentisi onlara değer vermemiz değil midir?

İyi niyetle de olsa, kötü sonuçlar doğuracak şeylere karşı olmamız gerekmez mi?

Bu süreçte hem öğrenciler, hem aileleri fazlasıyla etkilenmeyecek mi?

Hala risk varken, Haziran ayında 3,5 milyon öğrencinin sınava girmesi bir 2. Dalga oluşturur mu? Yoksa bunun önlemleri yeterli mi?

Bu çocuklar sıcak havada saatlerce suratlarında tatlı maskeyle nasıl hayatlarının sınavına rahatça girecekler?

Daha bir sürü soru…

Çocuklarımızın iyiliği ve kendi bekamız için, sınavı ertelememiz kanımca daha doğru bir karar olacaktır.

Gençlikten yükselen sese kulak vermeli!

Yoksa işler dönülmez bir raddeye gelebilir…

Milyonlarca gencin hayatı işte böyle bir pamuk ipliğine bağlı…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar