“YENİ VE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE HİKAYESİ YAZILABİLİR”

“YENİ VE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE HİKAYESİ YAZILABİLİR”

Yerelden başlayacak yeni bir kalkınma modelini tartışmaya açan TÜRKONFED ve İPM işbirliği ile hazırlanan ‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler Raporu’nun, İzmir’e özel sonuçları, BASİFED desteği ve EGİAD ev sahipliğinde düzenlenen toplantı ile açıklandı

05 Eylül 2019 - 10:31

Toplantının açılışını yapan TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, sürdürülebilir kalkınma için yerel yönetimlerin rolünün irdelendiği Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler raporunda risklerin nasıl fırsata çevrilebileceğine ışık tutmayı hedeflediklerini söyledi. Orhan Turan, “Kent-Bölge’ kavramına, ikinci raporumuzla ‘yerel kalkınma-yerel yönetimler’ ilişkisiyle yeni bir bakış açısı getiriyoruz. Yerel kalkınma ve ekonomi için yerel yönetim ve merkezi yönetim işbirliğinin geliştirilmesi ile yeni ve güçlü bir Türkiye hikayesinin de yazılacağına inanıyoruz” diye konuştu.

4Eylül 2019 – İzmir / Kent-Bölge kavramı ile yerelden başlayacak yeni bir kalkınma modelini 2017 yılında tartışmaya açanTürk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve İstanbul Politikalar Merkezi (İPM), yerel kalkınma- yerel yönetimler ilişkisine dikkat çektiği ikinci raporu‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler’inİzmir ili sonuçlarını açıkladı.

Batı Anadolu Sanayicive İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) desteği ve Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD)ev sahipliğinde düzenlenen toplantının açılış konuşmalarıİzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya ÖsenveEGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslantarafından yapıldı. 

Toplantıda, İPM Proje Koordinatörü Ayşe Köse Badurmoderatörlüğündedüzenlenen “Kent-Bölge Kavramı: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler ve İzmir Örneği" paneline ise İPM İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman, KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim ÜyesiDoç. Dr. Koray Velibeyoğlukatıldı.

Tunç Soyer: “İzmir küllerinden yeniden doğacaktır”

Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Türkiye’nin Kentlerinden Kentlerin Türkiye’sine tanımının çok doğru olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “İlk kez 2015 yılında Paris’te global sorunla ilgili yerel yöneticilerin davet edildiği bir zirve yapıldı. Birleşmiş Milletler, her 15 yılda bir uygulanmasını desteklediği kalkınma hedeflerini koydu. 2015 yılından 2030 yılına kadar tamamlanması gereken 17 hedef vardı. 2016 yılında, 20 yılda bir düzenlenen Habitat zirvelerinde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri masaya yatırıldı. 

Yeni kent gündemi adıyla bir ajanda konuldu. Tüm dünyada kentlerin öneminin anlaşıldığı, öneminin arttığı bir döneme girildi. Kentleri keşfetmeye başlıyoruz. Kentler ülkelerden daha kuvvetli algılara sahip. İzmir’in hak ettiği yerde olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu bir kader değil, tersine İzmir’in tarihte yaşadığı dönem hak ettiği bir dönemdi. Şimdi elimizde daha fazla güç var. Bugün yeniden ihya edilecek İpek Yolu’nun İzmir üzerindeki etkisinin çok daha güçlü olmasını sağlamak mümkün. İzmir’in küllerinden yeniden doğması ve itibar kazanması mümkün.”

Orhan Turan: “Kentler ve yarattıkları artı değer, ülkelerin geleceğini belirleyecek”

Günümüz dünyasında küresel rekabetçilik ve sürdürülebilir kalkınmanın kodlarının yeniden yazıldığına dikkat çeken TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, geleneksel modellerin artık tarihe karıştığını ve ülkelerin, teknolojinin sağladığı avantajla dijitalleşmede özgün reçeteleri devreye aldığını hatırlattı. “Artık rekabetçilik ve marka liginde sadece ülkeler yarışmıyor. Kentler, bölgeler, sektörler ve işletmeler; ülkelerinin rekabetçilik ve marka gücünü artırmak için kora kor bir mücadele içindeler. Kent-Bölge’lerin öne çıktığı ekonomik, siyasal ve toplumsal bir kalkınma modeline doğru geçiş söz konusu diyen Turan, 21. yüzyıl dünyasının pek çok açıdan ‘kentlerin dünyası’ olacağını söyledi. 

Turan, sözlerine şöyle devam etti: “Kentlerin kalkınması, öncelikle çevresindeki bölgeler ile ülkemizin kalkınmasına da pozitifbir etki yaratacaktır. Kentimiz, ne kadar yüksek katma değer yaratırsa, ülkemiz de o ölçüde bundan yararlanacaktır. Kentlerimizin kendi dinamiklerini ve potansiyellerini keşfetmeleri önem kazanıyor. Katılımcı ve kapsayıcı bir anlayışla, yerelde bulunan tüm aktörlere büyük sorumluluklar düşüyor. Ortak akıl ve ortak vizyon ile kentlerimizde; yerel, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum ile birlikte karar verecek mekanizmaların oluşturulması gerekiyor. Yerel kalkınma ve ekonomi için yerel yönetim ve merkezi yönetim işbirliğinin geliştirilmesi ile yeni ve güçlü bir Türkiye hikayesinin de yazılacağına inanıyoruz.”

Konuşmasında ülkemizin sürdürülebilir ekonomik büyümesinin, “orta gelir tuzağı” sorununu aşmaktan geçtiğine vurgu yapan Turan, “Bu tuzağın aşılmasında “Bölgesel Kalkınma Ajansları”nın yanı sıra “Bölgesel Yatırım Bankaları”nın kurulması, yerelin ekonomik dinamiklerinin canlanmasını sağlayacaktır. Orta gelir tuzağından kurtulup, kapsayıcıekonomikbüyümedinamiğiyakalama hedefimiz,dahakatılımcıvekalıcı bir demokrasiye kavuşma hedefiyleörtüşmektedir” dedi.

Seda Kaya Ösen: Artık ülkelerin değil marka şehirlerin ön plana çıktığı bir çağdayız

BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya Ösen de yaptığı açılış konuşmasında İzmir’in, 8 bin yıllık geçmişi, liman kenti olmasının yarattığı kozmopolit nüfus yapısı ve batıya dönük yüzü ile sadece Türkiye’nin ve Ege’nin değil, Akdeniz coğrafyasının en önemli kentlerinden biri konumunda olduğunu söyledi. Seda Kaya Ösenşöyle devam etti: “Artık dünyada ülkelerin değil marka şehirler ön plana çıktığı bir çağı yaşıyoruz. Bölgeye öncülük eden, çevresini destekleyen, bölgesindeki diğer kentlerle kurduğu koalisyonlarla, uluslararası kentlerle işbirliği ile ön plana çıkmış kentlerin zamanındayız. Özellikle yerel yönetimlerde katılımcılık ve iyi yönetişim, insan odaklı yaklaşımla, kentin sanatsal birikimini de sürekli geliştiren bir vizyona sahip, bununla beraber kentin çeperinde ve merkezinde bulunan kaynakları, tarımsal üretimi ve belki de en önemlisi bilgiyi en etkin şekilde kullanan kentler dönemindeyiz.”

Mustafa Aslan: “Şehrimize katkıda bulunan bu raporları çok önemsiyoruz”

Konuşmasında, İzmir’in kent-bölge oluşumunun en net görülebileceği metropoliten alanlardan biri olduğunu belirten EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Aslan, şöyle devam etti: “İzmir, tarihsel olarak sadece Ege’nin değil, Akdeniz’in de bir parçasıdır. Akdeniz bölgesinde kendisi gibi diğer kadim liman kentleri ile güçlü bir ekonomik ve sosyal bağ kurma kapasitesine sahiptir. Siyasal destek, kurumsal gelenek, mali imkânlar ve kurumsal kapasite anlamında güçlü bir yerel yönetime sahibiz. 

İzmir ayrıca ticaret ve sanayi odaları ve diğer ekonomik örgütler nezdinde önemli bir temsil gücüne ve etki etme kapasitesine sahiptir. Bu doğrultuda hayli örgütlü ve temsil gücü yüksek siyasal, ekonomik ve mesleki çevrelere ev sahipliği yapmaktadır. Tüm bunların bir sonucu olarak da son dönemde ulusal alanda nitelikli insan göçünün merkezi haline gelmiştir. TÜRKONFED’in kentler bağlamında Türkiye’nin iktisadi ve idari sorunları üzerinde çalışmak, çözüm üretmek ve konuyu farklı bir bakış açısıyla kamuoyuna açmak üzere hazırladığı raporlar kentimize değer yarattığını düşünüyorum.”

“İzmir, nitelikli insan kaynağı gücünü kendine çeken ender kentlerden biri”

TÜRKONFED, kentler bağlamında Türkiye’nin iktisadi ve idari sorunları üzerinde çalışmak ve çözüm üretmek üzere ilk raporunu, 2017 yılında “Kent Bölge: Yerel Kalkınmada Yeni Dinamikler: Türkiye’nin Kentlerinden Kentlerin Türkiye’sine” adıyla yayınlamış ve 12 öncü şehri ele almıştı. Raporda, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Konya, Samsun, Van, Adana ve Mersin illerinin ekonomik-sosyal-kültürel potansiyelleri ele alınmış, riskler ve fırsatlar tespit edilmişti. 

‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler Raporu’nda ise İzmir, Konya, Adana/Mersin ve Van ileri derinlemesine ele alınarak, kentlerin rekabetçiliğini artıracak şekilde yerel kalkınmaya ve yerel yönetimlere odaklanıldı. Raporun Adana-Mersin bölümünün ardından açıklanan ikinci fazı olan İzmir bölümüyle, kentte ‘yerel kalkınma-yerel yönetim’ ilişkisinin fotoğrafı çekilerek, riskler ve fırsatlar belirlendi ve öneriler sunuldu. 

Buna göre, Osmanlı’dan günümüze Ege’nin bereketli topraklarınındünyaya açıldığı nokta olan İzmir’in Türkiye’nin herzaman en gelişmiş ve en renkli kentlerinden biri olduğu belirtilen raporda, şu önerilere yer verildi:  “İzmir’in sanayi, tarım ve insan kaynağıalanlarındaki bu canlılığı özellikle 1980 sonrasıküreselleşme dönemi ile birlikte görece azalmayabaşlamıştır. Oysa İzmir nüfusu, konumu, ekonomikaltyapısı ile mazereti olmayan kenttir. İzmir’in engüçlü yanlarından birisi de yerel aktörlerin yüksekörgütlülüğünün yüksek olmasıdır. Buna mukabil, buyerel aktörlerin kentin geleceğine dair belirleyiciolacak politikalar konusunda uzlaşamaması onunen kırılgan yanıdır. İzmir’de yerel yönetimin merkezihükümetten farklı oluşu hem kentin ihtiyaçlarınıngiderilmesini geciktirmekte hem de vizyoner biratılımın gerçekleştirilmesine engel olmaktadır. Oysaİzmir bugün nitelikli insan gücünü kendine çekenender kentlerden birisidir. İzmir’in başta hizmetlerolmak üzere nitelikli insan gücü ve yüksek teknolojiyibirleştirecek uzmanlaşmış niş alanlarda kendinigeliştirebilmesi kentin sadece ülkemizde değil, tümAkdeniz’de güçlenmesine imkan tanıyacaktır.”


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
49 ilin emniyet müdürü değişti!
49 ilin emniyet müdürü değişti!
Ali Babacan'ın kuracağı partiye en çok İYİ Partililerden ilgi var
Ali Babacan'ın kuracağı partiye en çok İYİ Partililerden ilgi...