YÜKSEK YARGIDA AMANSIZ SUÇ DUYURUSU SAVAŞI!

YÜKSEK YARGIDA AMANSIZ SUÇ DUYURUSU SAVAŞI!

argıtay Üyesi Ömer Faruk Aydıner’in birkaç gün öncesi kimi internet haber sitelerinde ve Marmaris’teki bir yerel gazetede bugün çıkan; “ Yargıtay Üyesi Aydıner, “Yargı önünde hesaplaşacağız” Aydıner, “Şahsıma karşı itibar suikastı yapılmıştır.” başlıklı haberinde suçladığı Marmaris İş kadınlarından Arzu Kayaoğulları ve Avukat Suna Öztaşdönderen yaptıkları yazılı açıklamayla; Yargıtay Üyesi Ömer Faruk Aydıner hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirttiler.

05 Nisan 2021 - 15:30 - Güncelleme: 23 Mayıs 2021 - 20:33

YÜKSEK YARGIDA AMANSIZ SUÇ DUYURUSU SAVAŞI!
                Yargıtay Üyesi Ömer Faruk Aydıner’in birkaç gün öncesi kimi internet haber sitelerinde ve Marmaris’teki bir yerel gazetede bugün çıkan; “ Yargıtay Üyesi Aydıner, “Yargı önünde hesaplaşacağız” Aydıner, “Şahsıma karşı itibar suikastı yapılmıştır.” başlıklı haberinde suçladığı Marmaris İş kadınlarından Arzu Kayaoğulları ve Avukat Suna Öztaşdönderenyaptıkları yazılı açıklamayla; Yargıtay Üyesi Ömer Faruk Aydıner hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirttiler.

                Avukat Suna Öztaşdönderen imzalıyapılan açıklamada: “ Eski İzmir Cumhuriyet Başsavcısı ve şimdinin Yargıtay üyesi Ömer Faruk Aydıner’in de isminin geçtiği çete suçlamasıyla açılan soruşturma hakkında takipsizlik kararı verildi. Aydıner, basın açıklaması yaparak Fetö kumpası kurulduğunu iddia etse de, 2 yıldır yılan hikayesine dönensoruşturma baş şüpheli Nizamettin Kahramanoğlu’nun vefatı ile hızlandı. 2019 yılı aralık ayında hakkında defalarca uyuşturucu ticareti yapmak suçlamasıyla soruşturma açılan merhum Nizamedin Kahramanoğlu ile Ömer Faruk Aydıner ve Eski MİT mensubu olduğunu vekil edene söyleyen, aslında; Emniyet İstihbarattan ayrılmış Mehmet Ali Bal hakkında vekil edenin şirket hisselerini almaya çalıştıklarına ilişkin TCK da ilgili suç unsurlarını esas alıp Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk.” dedi.
ELDEN ELE GEZEN ŞAİBELİ SORUŞTURMA
             2019 - 2021 yılları aralığında mevcut savcılık soruşturması yetkisizlik kararları ile bir çok  İl Savcılığını gezdiğini belirten Avukat Öztaşdönderen, “İlk yetkisizlik kararını veren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yer yönünden hiç alakası olmayan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na soruşturma dosyasını yolladı. Yetki itirazlarımıza rağmen şüphelilerin ilk ifadeleri alındı. Sonrasında şüpheli vekillerin yetki itirazı talebi dikkate alınarak soruşturma dosyasının yol boyu seyahatine maalesef tanıklık ettik. “ dedi.
YARGITAY DOSYANIN KAPAĞINI AÇTIRMADI
                Yargıtay üyesi Aydıner hakkında Yargıtay Başsavcılığı’na yapmış oldukları şikayette hukuki yarar sağlamayacağı gerekçesi ile soruşturma izni verilmediğine dikkat çeken Avukat Öztaşdönderen, “Soruşturma izni verilmemesine yönelik karar, Aydıner ile ilgili olan delillerimiz incelenmeden ve tanıklarımız dinlenmeksizin verilmiştir. Asılsız ve mesnetsiz basın açıklamasında maruz kaldığımız iftiralarla birlikte Aydıner hakkında yeniden suç duyurunda bulunduk. Soruşturma izni verilmediği takdirde ise Anayasa Mahkemesi’ne gideceğiz.” dedi.
OLMAYAN SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ
                Aydıner’in basın açıklamasında “Aydıner’in basın açıklamasında bahsettiği gibi “…yazışmalar…” hukuki ihtilaf olduğunu kanıtladı. “…Yargıtay inandı…” söyleminin tamamı ile gerçek dışıdır. soruşturma izni verilmemesinin ne anlama geldiğini kamuoyunun vicdani kanaatine bırakıyoruz. “ diyerek sözlerine devam eden Avukat Öztaşdönderen, ”Söz konusu Yargıtay üyesi, vekil edenin şirketinden daire almış ise satış vaadi sözleşmesi nerededir?.. Ya da neden 200 bin Dolar merhum Nizamedin Kahramanoğlu aracılığı ile gönderilmiştir? Sanırım bunca yıllık hukuki geçmişi olan bir yargı mensubunun elinde belge olmadan söz konusu daireyi almış olma ihtimali hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatindeyiz. “ dedi.
                Öztaşdönderen açıklamasında Yargıtay Üyesi Aydıner’in , “Söz konusu soruşturma dosyalarımıza konu ettiğimiz yazışmalarda, “…500 bin kar payım nerede?”  diye sorgulamaya çalıştığı parayı, vekil edenden elden aldığını ve aldığına dair yazılı belge de imzaladığını vurgulayarak;  “Maalesef ki Yargıtay soruşturma izni vermediğinden kar payına ilişkin savunmayı da okuyamadık. Kar payı neye göre belirlendi? Neden bu paralar başka hesap numaralarına yönlendirildi?
                 Şahsıma yönelik iddialar arasında ise “…fetö kumpası…” gerçekleştiğini, söz konusu haberleri hukuk mahkemesinde görülen dosyaya koyduğuma ilişkindir. UYAP sistemi taraf vekillerinde görülmektedir. Aleni yalan ve iftira dolu açıklama olduğunun ispatı çok kolaydır.  Mevcut dosyalarımızda gazete haberleri değil, WhatsApp mesajları, tanık ifadeleri, şüpheli ifadeleri bulunmaktadır. “ dedi.
İFTİRA SUÇLAMASINA KARŞI İFTİRA SUÇLAMASI
           Açıklamada ayrıca, “Söz konusu şüpheli vekilleriyle yapılan görüşme ise  Ömer Faruk Aydıner’e yakınlığı ile bilinen başka bir yargı mensubunun müvekkilime hem mesaj hem de aramalarla ulaşarak, görüşme talebinde ısrarla bulunulmuş, birkaç görüşme böylelikle gerçekleştirilmiş, bu görüşmeler esnasında ısrarla müvekkilime iftirada bulunduğuna yönelik protokol metni imzalatılmaya çalışılmış, aksi halde avukat olarak çok zor günler yaşayacağım tehdidinde bulunulmuştur. Meslek ahlakım gereği böyle bir konuyu tartışmaya dahi açmamamın sonuçlarını yaşamaktayım. Zor günlerimizin başlayacağının ilk sinyalini yapmış olduğu basın açıklaması ile Sayın Aydıner ilan etmiştir. Sayın Aydıner’in basın açıklamasında iddia ettiği üzere madem yaşanan uyuşmazlık  “…fetö kumpası…” veya “…fetö taktiği…” ile iftira kampanyası ise, niçin uzlaşmak için tarafımızla bir araya gelinmiştir? Bu süreçte müvekkilimin ve şahsımın yaşadığı sıkıntılar ve tehdit boyutunu uzun uzun  anlatmamıza da gerek yoktur.
ULUSAL BASINA ERİŞİM ENGELİ KARARI GETİRİLDİ
                Müvekkilim ve şahsım adına hem suç uydurma hem de iftiradan gerekli hukuki ve cezai şikayetlerde bulunduğumuzu bildiririz. Aydıner’in suçlamasındaki  söz konusu internet siteleri ile ne bağlantımız ne de tanışıklığımız vardır. Sayın Aydıner “…Cumhuriyet, T24, Oda TV, HALK TV…” de geçen söz konusu haberlere erişim engelini aynı gün içinde getirdiği için maalesef bizlere karşı bu çirkin ithamlarda rahatlıkla bulunabilmektedir. Müvekkilim bir iş kadını olarak hayatı boyunca böyle bir sıkıntı hiç yaşamadığı gibi, gerçekleştirdiği hukuki mücadele takdire şayandır. Tarih onu vermiş olduğu mücadele ile hep bilecektir. “denildi.
 HUKUKİ MÜCADELEMİZİ 81 İLİ GEZECEĞİNİ BİLSEK DE SÜRDÜRECEĞİZ
                Avukat Öztaşdönderen açıklamasında son olarak “Şahsım olarak da ne esaretten ne de iftiradan hayatım boyunca korkmadığım gibi hep öperek giydiğim avukatlık cübbesini onurumla sırtımda taşıdım.  Hem müvekkilim hem de kendi adıma yine 81 ili yine gezeceğini bilsek de hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. “ dedi. AjansCANKA

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x